Bir Zavallı Daha
Evet arkadaslar nerde kalmistik ha hatirladim dunyaya bir zavalli daha geldi ,diyorduk.Kim bu zavalli diye hepiniz cok merak ediyorsunuz, degil mi? söyleyeyim biz zavalli insanlar evet eveet biz zavalli insanlar nesli tukenen pandalar degil iziz zavalli olan neden mi? - Anlatayayim! Söyleyin bana sizin,arkadaslarinizin veya ailenizin? -Sizin yerinize ben anlatayim;kavgala,kavgalar sonucu ölen veya yaralanan insanlara bakma dikkatinizini cekerim sadece bakmak hangimiz ustu basian icersinde olan bir adami arabamizin o tertemiz koltuklarina aliyoruz,ya da aliyorum.Icinize bir suphe dustu dimi?Hangimiz diye ? ben söyleyeyim hic birimiz ne siz ne ben ! söyleyin bana bu durumda zavalli olan nesli tukenen pandalar mi yoksa biz insanlar mi?her gecen gun dunyaya bir zavalli bir kac zavalli daha doguyor bence dogmuyor öluyor ama neyse ... bu hikayenin sonu gelmez zaten siz hikayenin sonunu gayet iyi bilyorsunuz sadece ben ufak bir örnek verdim.
Uzun Zaman Önce Dünya
Uzun zaman önce; dünya yaratılmadan, insanlar, dünyaya ayak basmadan önce, iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez vaziyette dolanıyorlarmış. Bir gün, toplanmışlar ve her zamankinden daha sıkkın oturuyorlarken, Saflık, ortaya bir fikir atmış: "Neden saklambaç oynamıyoruz?" Hepsi, bu fikri beğenmis ve hemen çılgın Çılgınlık, bağırmış: "Ben ebe olmak ve saymak istiyorum, Ben ebe olmak istiyorum!" Başka hiç kimse, Çılgınlığı arayacak kadar çıldırmadığı için, Çılgınlık bir ağaca yaslanmış ve saymaya başlamış, 1, 2, 3 ....Çılgınlık saydıkça, iyi huylarla kötü huylar saklanacak yer aramışlar.Şefkat, Ayın boynuzuna asılmış;İhanet, çöp yığınının içine girmiş;Sevgi, bulutların arasına kıvrılmış;Yalan, bir taşın altına saklanacağını söylemiş ama yalan söylemiş, çünkü gölün dibine saklanmış;Tutku, dünyanın merkezine gitmiş;Para hırsı, bir çuvalın içine girerken, çuvalı yırtmış.Çılgınlık, saymaya devam etmiş, 79, 80, 81, 82..... Aşkın dışında, bütün iyi huylar ve kötü huylar, o ana kadar zaten saklanmış. Aşk, kararsız olduğu gibi, nereye saklanacağını da bilmiyormuş. Bu, bizi şaşırtmamalı; çünkü hepimiz, Aşkı saklamanın ne kadar zor olduğunu biliriz.Çılgınlık, 95, 96, 97... ye gelmiş ve 100e vardığı anda, Aşk sıçrayıp, güllerin arasına girmiş ve saklanmış.Çılgınlık bağırmış "Sağım solum sobedir, geliyorum!", ve arkasını döndüğünde, ilk önce Tembelliği görmüş, o ayaktaymış, çünkü saklanacak enerjisi yokmuş. Sonra Şefkati, ayın boynuzunda görmüş, ve İhaneti çöplerin arasında; Sevgiyi, bulutların arasında; Yalanı, gölün dibinde, ve Tutkuyu, dünyanın merkezinde, hepsini birer birer bulmuş, sadece biri hariç.Çılgınlık umutsuzluğa kapılmış, en son saklı huyu bulamamış, derken Haset, bulunamadığı için haset duyarak, Çılgınlığın kulağına fısıldamış: "Aşkı bulamıyorsun, O, güllerin arasında saklanıyor."Çılgınlık, çatal seklinde tahta bir sopa almış, güllerin arasına çılgınca saplamış, saplamış, saplamış, ta ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar. Ve haykırıştan sonra, Aşk elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış, parmaklarının arasından, iki sicim gibi kan akıyormuş, gözlerinden. Çılgınlık, Aşkı bulmak için heyecandan, Aşkın gözlerini, çatal sopa ile kör etmiş. "Ne yaptım ben? Ne yaptım ben? diye bağırmış. "Seni kör ettim. Nasıl onarabilirim?"Aşk cevap vermiş, "Gözlerimi geri veremezsin. Ama benim için bir şey yapmak istersen, benim kılavuzum olabilirsin."Ve o günden beri, Aşkın gözü kördür ve her zaman Çılgınlık yanındadır...
Bütün Gerçekler
Sana butun gercekleri anlatacagim. Nasil ve neden bu duruma dösecegimi anlatacagim. Istersen en bastan baslayayim. Bilitorum lafi uzatip seni sikmayacagim. Önce sevgisiz bir cocukluk yasadim yani hep kendimi birilerine kanitlamak pesinde kostum. Bir de baktim ki yine denizde yolunu kaybetmis bir tekne gibi basibos bir sekilde dolasiyordum. Sonra is aradim bir de baktim ki universite okumadan bir is yok universitede okudum. Asil sorun bundan sonra basladi. Is beklentin git tikce artmis ama kisa sure önce yasanan ekonomik kriz herseyi altust etmsiti. Yine kendimi denizde bir sandal gibi hissetmeye basladim. Beni taniyorsun icki icmem, sigara kullanmam, kari kiz ayagimda yoktur. Ve hata bir cok pismanliklarim da var mesela hic arabayi kullanmadim. Gercek anlamda sevecegim bir esle karsilasmadim. Yani yas 30a geldigi halde bos bir hayat yasadim. Benim en kötu özelligimi biliyorsun cok fazla hayal kurar calisma zamani gelince de hep bir mazaret bulur calismayi erteldim. Aslinda gercek anlamda bir arkadas cevremin olduguda söylenemez. Nedense kiminle biraz ahbap olsan hep sonunda bir tartisma olur ve kuserim. Biliyorum bu hikayeleri sana binlerce kere anlattim. Bir cok kerelerde yazamaya calistigim halde insan en zor kendine beynine laf geciriyor. Is arayislarimda bir cok basarisiz gelisme yasadim. Tanidigim herkesle aram biraz limoni. su anda zamani israf ediyorum. Iyi bir topcu olamacagim kesin
Keloğlan Zenginler Ülkesinde
Zaman zaman icinde, zaman saman icinde, saman duman icinde, yaman bir Keloglan yasarmis. Bu Keloglan cok caliskanmis. cok calisir, cok kazanirim umuduyla köyunden ayrilmis, sehre calismaya gitmis. Gunler, haftalar, aylar birbirini kovalamis, fakat Keloglan istedigini bir turlu elde edememis. sehirde is varmis var olmasina da buldugu isler surekli olmazmis. Bes gun calisir, uc gun bos gezer, bir hafta calisir, on gun bos gezer is ararmis. calistigi gunler biraz para arttirirmis, bos gezdigi gunlerde bu para ile gecinirmis. Sonucta sifira elde var sifir. Ne uzar ne kisalirmis. Istermis ki, devamli calisacagi bir isi olsun, para biriktirsin. söyle kocaman bahceli bir evi olsun. Evin icine yeni esyalar alsin, giyinsin, kusansin. Bayram gunlerinde bile hep ayni elbiseyi giymek zorunda kalmasin. ulkesinde hangi sehre gitse bu durumun degismeyecegini dusunmus. cocuklugundan beri bolluk ve refah ulkesi diye adini sikca duydugu Zenginler ulkesi?ne gitmek uzere yollara dusmus. Gunlerce, haftalarca yol yurumus. Sonunda Zenginler ulkesi?ne varmis. Ugradigi ilk köyun girisinde evinin kapisi önune kurdugu cardak altinda oturan bir adama rastlamis. Keloglan adama uzun yoldan geldigini, calismak istedigini, is aradigini söylemis. Adam, Keloglan?a dik dik bakmis ve sinirli bir sekilde sormus: ? Is bulup da ne yapacaksin? ? Keloglan: ? calisip para kazanirim ? demis. Adam otururken birden dizlerinin uzerinde dogruluvermis. Öncekinden daha da sinirli bir sekilde: ? Parayi ne yapacaksin? ? diye sormus. Adamin son sözune Keloglan cok bozulmus. söyle bir yutkunmus. O anda aklina geleni söylese kavgaya neden olacagini dusunup vazgecmis. Sakin bir sekilde: ? Kazandigim para ile temiz elbiseler alirim. Bag-bahce alirim. Ev alirim. Yeni esyalar alirim. Mal sahibi olurum. Para ile baska ne yapilir ki? ? demis. Keloglan?in cevabina adam kahkahalarla gulmus. ? Sen cok yasa emi Keloglan ? demis. ? Yillar var ki, ne agladim ne guldum. Sen beni guldurdun, ben de seni guldureyim. Bak Keloglan, bizim ulkeye Zenginler ulkesi derler. Bu ulkede para kullanilmaz. Zaten her ihtiyacin karsilanir. Burada her sey pek boldur Dere akar paldir kuldur Elma, armut daldan duser cardak altinda uyunur. Giysilerim temiz urba Dert ve keder yoktur burada Ekmek, yemek bedavadir Iste lokantamiz surada. Karsidaki evde oturan komsu sehre tasindi. Orada sen otur istersen. Satin alma yok, kira yok. Her ay yeni elbise, ayakkabi dagitiliyor. Gunde uc ögun köy lokantasinda bedava yemek veriliyor. Bahcede meyve agaclari, ceviz agaclari pek boldur. Ye, ic, yat, keyfine bak. ? Keloglan o gun eve yerlesmis. Durup dururken ev-bark sahibi oluvermis. Adamin cardaginin karsisina kendi de bir cardak kurmus. Aksama kadar yan gelmis yatmis. Aksam yemegine komsusuyla beraber gitmisler. Sofrada yok yokmus. Etli yemekler, kavurmalar, tatlilar, pilavlar, hosaflar cesit cesitmis. Keloglan simdiye kadar böyle bir sofra görmemis. Aksirincaya, tiksirincaya kadar yemis, icmis. Sofra basinda bayginliklar, fenaliklar gecirmis. Keloglan?i zorla sofradan uzaklastirmislar. Evine getirip yatagina yatirmislar. Keloglan o gece sabaha kadar uyumus. Sabah kahvaltisina yine komsusuyla beraber gitmisler. Balli-börekli, pastali-cörekli kahvalti yapmislar. Sonra evlerine gelip cardak altinda oturmuslar. Öglen oldu haydi yemege, aksam oldu haydi yemege, sonra yatip uyumaya, bu böyle tekduze sekilde aylarca surmus. Keloglan gun gectikce kilo almis, sisman bir oglan olmus. Keloglan adi unutulmus. Köydekiler kendisini sismanoglan diye cagirmaya baslamislar. Bir gece evinde uyurken ruya icinde ruya görmus. Her cesit yiyecek ve icecegin bulundugu buyuk bir sofrada kendisini yemek yerken göruyormus. Yemis icmis, yemis icmis, ictikce sismis, sistikce sismis, sonunda boom diye patlamis ve yerlere yayilmis. Bu durumu acima duygusu ile seyreden Keloglan?mis. sismanoglan?a dogru cok sert bir hareketle hizla dönmus. Kaslarini catmis: ? Iste gördun sismanoglan. Ruya icinde gördugun ruya bitti. simdi ben senin asil ruyanim. Böyle bol bol yiyip bel bel bakinmaya, yan gelip yatmaya devam edersen sonunun ne olacagini anladin. Eskiden sen de benim gibiydin, Keloglan?din. Kuvvetliydin, ceviktin, caliskandin. Ya simdi su haline bak. Parmagini bile kipirdatmak sana zor geliyor. Sorarim sana aylardir bu Zenginler ulkesi?ndesin. Ne kazandin sanki? Dur, hic bosuna dusunup de yorulma. Cevabini söyleyeyim: Hicbir sey kazanmadin, ayrica sagligini kaybettin. Bana bak sismanoglan. Benim canimi sikma. Ya eski gunlere geri dönersin, ya da her gece ruyalarina girer, bu sopayla seni döverim ? demis, sopayi kaldirmis ve sismanoglan?a vurmaya baslamis. sismanoglan gördugu korkulu ruyadan feryat ederek uyanmis. Ter icindeymis, her tarafi agriyormus. ? Aksam yemeginde haddinden fazla pilav yemistim. Bu korkulu ruyayi görmemin sebebi bu herhalde ? demis kendi kendine. Ruyasinda gördukleri hatirina gelmeye baslamis. Sonunda, ruyasindaki Keloglan?in söylediklerinin mutlak dogru olduguna karar vermis. Aciklamasini ise söyle yapmis: Insanin mutlaka calismasi lazim geldigi, calismadan yasamanin tembellik oldugu, tembelligin insani bunalimlara sevk edecegi, bunalimin ortaya cikis biciminin insandan insana degisebilecegini, kendisinde bu durumun bol bol yemek yeme seklinde meydana geldigini ve bunun sonucu olarak sismanladiginin bilincine vardigini, bu zor durumdan kurtulmanin tek yolunun yeniden calismaya baslamak oldugunu anlamis. Bu durumu bir kagida yazip, bu kagidi defalarca okumalarini, yaptiklari yanlisi fark etmelerini rica etmis. Kagidi yataginin uzerine birakmis. Sabah gunes dogarken bir daha dönmemek uzere Zenginler ulkesi?ne veda edip memleketine, evvelce yasadigi sehre dogru yollara dusmus. Eskiden oldugu gibi, caliskan gunlerin yakin oldugunu biliyor, hayalinde tig gibi Keloglan?i görur gibi oluyormus. Yazan: Serdar Yildirim |